Aşkın ve sevginin kimyası, sosyolojisi, politikası veya ekonomisi

Fetüs anne rahmine düşer düşmez anne kanında bazı hormonların seviyeleri hızla yükselir .

 

Gebelik tanısında kullandığımız b hcg sadece bu tanıyı doğrulama işine yaramaz .

 

Gelişecek fetüse uygun zemin sağlayacak değişiklikleri tetikler ama mesela seviyesi yükselen östrojen ile annede bir takım psikolojik değişikliklere sebebiyet verir .

 

Annenin bebeğine duyduğu tarifsiz sevginin temelleri bu hormonlarla atılır .

 

Gebelik süresince kanda yüksek miktarlarda bulunan bu hormonlar annenin bebeğine olan sevgisinin  garantisi niteliğindedir .

 

Baskın olan kimyasal bir süreç  olsa da yavaş yavaş artan emeğin sevgiye dönüşmesidir .

 

Doğumla birlikte özellikle rahimdeki değişiklikleri sağlayan hormonların düzeyinde ciddi bir düşüş yaşanır

 

Bu sevginin kimyasal temelinde bir zayıflama getirse de özellikle emzirme ile kimyasal ve emek kaynaklı sevgi duygusu iç içe geçerek devam eder .

 

Ancak bebek büyüdükçe annede ki hormonal süreçler asgari düzeyine iner yerini  emeksel süreçler alır .

 

Yani anne çocuğu   büyüttükçe  emek verdikçe  bu emek sevgiye dönüşür .

 

Kimyasal süreçler yaşamın bir de ergenlik döneminde baskın hale gelir .

 

Ergenlik döneminde kanda ki yüksek seviyede ki erkek ve kadınlarda ki hormonlar o dönemdeki sevginin temelini oluşturur .

 

Şıp sevdi lik yada ilk görüşte aşkın  sorumlusu bu hormonlardır .

 

Tıpkı annenin hormonlarının doğumdan sonra azalması gibi ergenlikte de hormonların kanda ki düzeyi yaş ilerledikçe azalır .

 

Annenin çocuğuna emek vermesi gibi erişkin insanlar da birbirlerine emek verdikçe bu emek karşılıklı sevgiye dönüşür .

 

Tabii bu emek annenin bebeğine emek vermesi kadar doğal ve kolay değildir

 

Hatta günümüz koşullarında annelik bile o kadar zorlaşmıştır ki bırakalım erişkinlerin sağlıklı bir birlikteliğini, annelerin bebeklerini bir takım sebeplerle evlatlıktan red etmesi örnekleri az sayıda değildir.

 

Erişkinlerin birliktelikleri ancak sonlanınca 3. kişiler bundan haberdar olur . Yani ailenin kutsallığı tabusu yüzünden ailenin içinde ki sorunlar gözlemlenemez ve zamanında müdahale şansı yoktur .

 

Kimi karşılıklı anlayış der kimi saygı der kimi tamamen para olarak bakar ama evlilikleri sürdürebilecek en geniş kapsamlı tabir emektir

 

Ancak emek sevgiye dönüşerek birlikteliklerin devamını sağlayabilir

 

Üretimdir sevginin devamlılığını sağlayan .

 

Yoksa "evlilik aşkı öldürür" miti bir saçmalıktan ibarettir ve tüketimci kapitalist sistemin bir tezahürüdür özellikle orta sınıf anlayışında .

 

O orta sınıf anlamaz emekten, üretimden ve evliliğe "bedava sex" diye bakar .

 

Tüketime o kadar kendini kaptırmıştır tükettiği sevgiyi  emekle yeniden üretmek zoruna gittiği için aldatmayı "her gün pilav yenir mi?" diye  meşrulaştırmaya  çalışır .

 

O akılsız orta sınıf için eşiyle aynı iş yerinde çalışmak bile ıstırap haline gelmiştir.

 

Hâlbuki cumartesi annelerini 750 küsur hafta boyunca Galatasaray meydanına toplayan şey annelerin kaybettikleri çocuklarına zamanında onları büyütürken  harcadıkları emeğin sevgiye dönüşmüş halidir .

 

Engels maymundan insana geçişte emeğin insanlaşmayı sağladığını tanımlamıştır .

 

Tabii ki emek insanın insan olarak kalma sürecini sağlayan sevgiyi de üretebilir.

 

faxri078@gmail.com